Kategoriler
|
|
|
|
Arama |
|
|
|
Popüler Konular
|
|
|
|
Gerekli Programlar
|
|
|
|
Online
|
|
|
| |
Şu An Çevrimiçi Olanlar :
Üye : 0
Ziyaretçi: 14
Toplam : 16
Makaleler: |
| Son 1 saat:
0
|
| Bu Gün:
15
|
| Bu Ay:
452
|
| Toplam:
3138
|
| Yayınlanmayı Bekleyen:
12
|
| Kayıtlı Kullanıcı: |
| Yeni Kayıt:13 |
| Son 1 Saat:0 |
| Bu Ay:202 |
| Toplam:1061 |
| Yasaklı:0 |
| Son Kayıtlı Kullanıcı:
koraycetik |
|
|
|
|
Arşiv
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye'de
wireless (kablosuz internet) kullanımı hızla artıyor. Wireless
kullanıcıları kendilerini bekleyen tehlikeden habersiz. İnternetin
tehlikelerini anlatan güvenlik uzmanı İnan Taptık, "Wireless (kablosuz
internet) üzerinden aldığınız ve yolladığınız e-mail'lerden bankacılık
bilgilerinize kadar ekranınızdaki her şey başkaları tarafından
okunabiliyor" dedi
Bu haftaki konuğumuz olan İnan
Taptık, 1961 İstanbul doğumlu. Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi
mezunu. İlk bilgisayarını 1982'de aldı. Hayatını uzunca bir süre
yazdığı programlardan kazandı.
Ancak, 40 yaşında kendini
emekliye ayırıp teknede yaşamaya başladığı günlerde bir sorunla
karşılaştı: Hobi olsun diye hazırladığı internet siteleri sürekli
hack'leniyordu. "Kendimi hacker'lardan nasıl korurum?" diye bir
araştırma yapınca, ABD'nin bilgisayar güvenlik firması Hacker Safe'le
tanıştı.
Taptık, şirket merkezinin pek çok güvenlik araştırmasından geçtikten
sonra Türkiye temsilcisi oldu. Halihazırda büyük firma ve kuruluşların
data güvenlik sistemlerini koruyan Taptık'la günlük hayatımızı
internetin son tehlikelerinden nasıl koruyacağımızı konuştuk:
Bilgisayarda ciddi bela var
Sizinle
buluşmadan önce telefonda konuştuğumuzda internet kullanıcıları için
ciddi bir beladan söz etmiştiniz. İsterseniz o konudan başlayalım?..
Bu,
sadece internet kullanıcıları değil, bilgileri bilgisayar ortamında
kayıtlı olan, yani herkesin sorunu: Kimlik hırsızlığı. Kimlik
bilgileriniz, adresleriniz, numaralarınız, şifreleriniz, banka
işlemleriniz, alışveriş tercihleriniz, hepsi çalınıp, başkaları
tarafından kullanılabilir.
Bu eskiden de mümkün değil miydi zaten?
Elbette,
hacker'lar şifre kırarak yapardı. Ama, artık çok daha kolay. Hacker
olmayan, daha az yetenekli biri bile artık kimliğinizi çalabilir.
Değişen ne?
Çünkü,
artık wireless (kablosuz internet) var ve kullanımı hızla artıyor.
Aldığınız ve yolladığınız e-mail'lerden bankacılık bilgilerinize kadar
ekranınızdaki her şey okunabiliyor.
Kim okuyabiliyor?
İsteyen
herkes. Mesela, wireless'ı olan kahve zinciri dükkânlardan birine
girdiniz. Ya da havaalanındasınız. Veya otelde... Oradaki wireless'a
bağlandınız ve işlem yapıyorsunuz. Yaptığınız her şey arka masadaki ya
da yan odadaki biri tarafından rahatlıkla görülebilir. Buna
"blackberry" gibi cihazlar dahil...
Başkasının bilgisayarındaki bilgileri nasıl izliyorlar peki?
Çünkü,
bu wireless dediğiniz şey aslında zaten bir yayın. Ve herkes tarafından
çok kolay izlenebilir bir yayın. Sizin bilgisayarınızla wireless
router'ı arasında havadaki sinyalleri herkes izleyebilir. Üstelik bunu
yapmak öyle fazla bir yetenek de gerektirmez.
- Peki, acaba o
bahsettiğiniz kafeler ya da havaalanlarında şöyle tipler var mıdır;
birilerinin gelip bankacılık işlemlerini wireless'tan yapmasını
bekleyenler... Yani avını bekler gibi?..
Tabii ki çok... Bazen
kredi kartı kullanarak bir şey alanları beklerler... Bazen de gizli
aşığıyla yazışanları... Bu da bir tür kapkaç sonuçta. "Wireless
kapkaççılığı"... Ve bu tüm dünyanın da en yaygın siber suçudur.
Wireless'e dikkat edin
Öneriniz?..
Kesinlikle,
wireless bağlantılı yerlerde bilgisayarınızdan sadece gazete veya haber
portallarına bağlanın, hiç değilse insanlarla sizin için risk taşımayan
bilgilerinizi paylaşmış olun.
Açık alanlarda durum böyle, ya peki evlerimizdeki wireless'ı kullanırken?..
Sizi
evinizde monitor edecek kimse yoktur, ancak, burada da çok başka bir
sorunla karşı karşıyasınız. O da yetkisiz kişiler tarafından sizin
wireless internet hattınızın kullanılarak suç işlenebilmesi...
Banka
dolandırıcılığı, çocuk pornosu vs. gibi... Belki üst komşunuz, belki de
aşağıdaki lokantada oturan, hatta belki de arabasını sizin evinizin
önüne park eden biri sizin wireless'nızı kullanarak birtakım suçlar
işleyebilir.
Wireless şifremizin olması yetmez mi?
Yetmez.
Onu da çok kolay bir şekilde kırıyorlar. Hatta nasıl kırılacağını
bilgisayar dergileri ek olarak verdi. Google'a "wireless şifre kırma"
yazınca bile yüzlerce program bulunuyor.
Ee o zaman evde de wireless kullanmayalım?..
Yok,
kullanabilirsiniz, ama internet dünyasındaki mantık hep aynıdır: Tolere
edebileceğiniz riskleri taşıyın. Çalınmasını tolere edemeyeceğiniz
bilgilerinizi kablolu internet üzerinden yazışın. Ayrıca, sadece
yazışmamak da yetmez, işiniz yoksa wireless'inizi kapatın. Programın
içine girip disable edin. Hatta şifrelemek için de birkaç önerim
olabilir:
Kablosuz internet modeminizin ayarlarından bağlanacak
bilgisayarınızın MAC (Media Access Control ) numarasını
tanımlayabilirseniz, başka bir bilgisayar sizin sisteminize bağlanamaz.
Bir
de üreticilerin verdikleri standart cihazlardaki IP numaralarını
değiştirirseniz hacker'ların işlerini çok zorlaştırmış olacaksınız.
Daha
başka yöntemler de var, ancak, bu yöntemler herkes tarafından kolay
uygulanabilir ve her şartta standart şifrelemeden çok çok daha
güvenlidir.
Kablolu internetin olmadığı yerlerde GPRS ile bağlanmak?.. Biraz fazla tuzlu oluyor, ama güvenli mi?
Tabii
daha güvenli. Çünkü şifrelenerek giden bir sistemi kullanıyorsunuz.
Onun için bunu scan etmek zor. İlla ki edilir de çok daha zor ve daha
büyük bir teknik yapı gerektiriyor.Bilmeden suçlu olursunuz
Peki, bu yüzden başına iş açılan insanlar var mı Türkiye'de?
Az
değil. Mesela bir adamın oğlu yurtdışına eğitime gittiği sırada
çevreden bağlanan birisi onların wireless'ıyla suç teşkil edecek
materyaller indirmiş. Tabii ki polisler IP'sini tespit edip adamın
kapısına gelmişler. Adam şok. Bilgisayarı açmayı bile bilmiyorken
hakkında dava açılmış.
Mahkemeye birkaç kez gidip geldikten
sonra gerçek ortaya çıkmış. O yüzden de herkese wireless'larıyla ilgili
güvenlik önlemlerini bir kez daha gözden geçirmelerini tavsiye ederim.
ANNEANNELER BİLE FACEBOOK'ÇU OLACAK
Cumartesi
günü itibariyle Türkiye'den Facebook'a üye sayısı 1 milyon 415 bin 768.
Taptık, bu ilginin daha da devam edeceğini, çünkü kullanıcıların henüz
Facebook'un gerçek dinamiklerini keşfetmediklerini söylüyor. Mesela,
henüz aile ağaçlarının kurulmadığını belirten Taptık, "Bu demektir ki
Facebook'a daha anneanneler, babaanneler, dedeler de üye olacak" diyor.
Size de bir 'Cookie' bırakılmış olabilir
Bu "cookie bırakmak" nasıl bir şey?
Diyelim
ki bir internet sitesine girdiniz. O site daha sonra yine geldiğinizde
sizi tanıması için, size hiç söylemeden bir "cookie" veriyor. Sonra,
bir daha ziyaret ettiğinizde o site size, "Merhaba bilmem kim" diyor.
Ama, bazı cookie'lerin işi bu kadarla da bitmiyor. Akıllı cookie'ler
sizin ne yaptığınızı, başka hangi sitelere girdiğinizi, hatta
mouse'nızın tüm hareketlerini takip edebiliyor. Böylece, o cookie
hakkınızda epey bilgi toplamış oluyor.
Ne işe yarıyor bu bilgiler?
Online
mağazaların çok işine yarıyor. Kim olduğunuzu, ne aldığınızı, satın
alma alışkanlıklarınızı öğreniyorlar ve ona göre satış stratejisi
geliştiriyorlar.
Peki bunu istihbarat kuruluşları da yapabilir mi?
Eğer, istihbarat kuruluşlarının sitesine girerseniz ve onlar da sizin bilgisayarınıza bir cookie koyarlarsa sizi izleyebilirler.
6 banka var
Bankalar ne kadar güvenli?
Türkiye'de
bankaların data güvenliği biraz sancılı. Altı banka dışında günlük
güvenlik denetiminden geçen banka yok. Oysa, bankalar günde ortalama
30'a yakın güvenlik açığıyla karşı karşıyadır.
O altı banka hangileri diye sorsak?
Söyleyemem,
çünkü Türkiye'de çok ağır bir Bankacılık Yasası var. Hatırlarsanız,
rahmetli Sakıp Sabancı bile kendi bankası için en güvenli demişti ve
ceza ödemişti.
Güvenliği iyi olmayan bankalardaki müşterileri bekleyen tehlike ne?
Hesap bilgilerinin ortaya çıkması ya da hesapların boşaltılması.
O zaman hiç değilse şunu söyleyin: Tüketici neye göre banka seçmeli?
Bu
işte tüketicinin uzaktan anlayabileceği bir ayraç yoktur. Tek
yapılabilecek şey, banka güvenliğiyle ilgili haberleri yakından takip
etmektir.
Hani, hiç hack'lenemeyen bir site vardı, o hâlâ ayakta duruyor mu?
Evet,
hâlâ hack'lenemedi. Amerikan deniz piyadelerinin "marines.com"
sitesi... Yıllardır, en çok atak alan sitelerin başında geliyor, ama
hâlâ indirilemedi. Çünkü güvenliği çok sağlam.
Türk hacker'ların ünü sürüyor mu?
Hacker'likten
kazanç elde etme konusunda Ruslar bir numara, ama milliyetçi tarzda
davranış biçimi olarak hâlâ bir numara Türk hacker'ları.
E-mail kaydediliyor
Aslında, biz yazışmalarımızı ne kadar korursak koruyalım, bunlar zaten görülüyor değil mi?
Hepimizinki görülmüyor, ama hepimizinki algoritmalı bir düzende izleniyor.
Kim tarafından?
ABD,
TC ve her kim istiyorsa... Ancak, bu izleme ülkeler tarafından
elektronik, yani data boyutundaki programcıklara yaptırılıyor.
O nasıl oluyor?
Temel
olarak kullandığımız sistemi, bir telefon sistemine benzetirsek biraz
daha anlaşılır olur. Sizinle aramızda direkt bir hat olmadığı için
görüşmeleri erişim noktalarına yani santrallere bağlanarak
gerçekleştiriyoruz. Böylece, hem ulusal internet omurgamız üzerinden
hem de uluslararası internet omurgası üzerinden iletişim sağlamış
oluyoruz. Tabii, bu sırada da tüm yazışmalarımız geçici bir süre için
sistem tarafından kayıt ediliyor. Bu kayıtlar insan gözüyle değil,
programlar tarafından yapılıyor.
Ama, ne zaman ki izleyenler, "A
kişisinin e-mailleri okunsun, hesaplarına bakılsın" der, ya da ne
zamanki program o e-maillerin içinde bazı kelimelere rastlar, işte o
zaman insan gözüyle takip seviyesine geçer.
Bu kayıtlar nerede yapılıyor?
İnternet omurgasından hat alınan herhangi bir yerde.
Böyle bir teknolojiye devletler mi sahip, yoksa canı isteyen herkes mi?
Güç
odakları ve otorite sahipleri. Canı isteyen ve yetenekli bir hacker,
ancak, iki kişi arasındaki yazışmayı kayıt edebilir, ama o omurgadan
çıkan bütün yazışmaları tarayamaz.
Büyük güç otoritelerini kenara koysak, şirketlerde durum nasıl?
Birçok
şirkette patronlar, çalışanlarının iş yerinde kullandıkları tüm
ekranlarını izler. Üstelik, sadece şirketinizin e-mail adresinden
yaptığınız yazışmaları değil, başka bir e-mail adresiniz varsa, onu da
izlerler. Ve bu, emin olun, sanıldığından daha yaygın bir uygulamadır.
Arama motorunu kandırabilirsiniz
Arama motorlarında, kişi ya da kuruluşlar hakkında çıkan olumsuz bilgileri yok etmenin imkânı var mı?
Yok
edemezsiniz, ama arama motorunu kandırabilirsiniz. Çünkü, yapılan bir
araştırmaya göre, arama motorlarının ilk sayfasını açıp, ikinci sayfaya
geçmeyenlerin oranı yüzde 88. Dördüncü sayfaya kadar gelenler ise
sadece yüzde 1. Yani, hakkınızda istemediğiniz bilgileri yok
edemezsiniz, ama 2'den sonraki sayfalara ötelerseniz, gözden kaçırmış
olursunuz. Çünkü, kimse bakmıyor.
Peki, bu öteleme kolay bir şey mi?
Hiç
değil. Üstelik pahalı. Çünkü istenmeyen bilgileri sonraki sayfalara
kaydırıp, ilk sayfayı temizleyebilmek için en az 100 farklı kritere
uygun ve en az 100 site, haberi yeniden kurgulamak gerekiyor.
'Zede' uyarısı
'Facebook'zedeler başladı mı?
Birkaç
çeşit zede var. Birisi kendi adına başkaları tarafından adres
alınanlar. Böyle bir duruma karşı yapabilecek tek bir şey var, o da
kullanmasanız bile Facebook'a üye olmanız, kendi isim hakkınızı
almanız. Artık, başkaları isminizi kullansa bile gerçeği de orada
durmuş olur.
Başka zedeler?
Fotoğrafı kullanılanlar var.
Facebook'a konulan resimlerin üzerinde oynamak mümkün. Ya da o
resimleri başka ilişkilerin içine yerleştirmek... Bu durumlarda yapacak
hiçbir şey yok. Ne mahkemeye gidebilirsiniz ne de o resimleri yok
edebilirsiniz. Resimlerinizi her türlü kişi tarafından kopyalanıp
kullanılabileceğini düşünerek seçin.
Kendi sayfanızı kapatsanız?
Her
zaman böyle bir hakkınız var, ama kendiniz Facebook'tan çıksanız bile
başkasının albümündeki fotoğraflarınızı silemezsiniz. Bu tamamen o
kişiye kalmış.
Aslında, kötülük yapmak isteyenler için internet
inanılmaz güzel bir mecra. Kadınlar, çocuklar, erkekler... İsteyen
herkes için kötülük üretilebilir.
Sanki, "Facebook'a girmeyin" der gibisiniz, ama galiba siz de Facebook'tasınız?
'Facebook'a
girmeyin' demiyorum. Ama, riskleri bilin ve bu riskleri tolere
edebiliyorsanız, taşıyabiliyorsanız girin. Orada
karşılaşabileceklerinizi bilin. Fotoğraflarınızı ona göre koyun.
Facebook'taki
konumunuzu belirleyin. Ama, yok, ben bu riskleri tolere edemem ve riske
de açığım diyorsanız o zaman meraklarınızı yenmenizi öneririm.
Değerli Ziyaretçimiz, Sitemize Kayıtsız Kullanıcı olarak giriş yaptınız. Sizi Sitemize KAYIT OLmaya davet ediyoruz. Kayıt işlemi tamamen ÜCRETSİZ'dir. Sitemize kayıt olduğunuzda, Kayıtsız Kullanıcıların erişiminin engellendiği alanlara Tam Erişim iznine ve Kayıtlı Kullanıcılara özel birçok ayrıcalığa sahip olacaksınız.
Anahtar Kelimeler:
internet, tarafından, nasıl, banka, bilgileri, güvenlik, başka, sizin, Çünkü, wireless, kolay, değil, kadar, riskleri, herkes, güvenli, zaman, karşı, bilgisayar, kendi
Benzer Haberler:
MSN sohbetinizi birileri dinliyorHotspot Shield 0.941Bilgisayarınız Çokmu Ses CikariyorKablosuz Ağ GüvenliğiLamer Nedir? Ne Yapar? Ne Yapmaya Calısır?
|
|
|
|
|
|
|
|
Üye Paneli
|
|
|
|
Takvim
|
|
|
|
Etiketler
|
|
|
| |
, arama, bilgisayarınızı, birNetworkteyken, computer, Database, deleted, Denetim, Dresses, Dropdown, emptied, fifa 2009, fifa 2009 türkçe yama, files, financial, Full, gerçekten, Glossy Red, Icons Set, install, Internet, Joomla, Linux, Messenger, Ocean Floor Map, Palette, Recover, SMooth, sorun, support, Template, Ticker, Valid, Vector, video, Windows, With Circles, Yahoo, YT Color, şifrelerinizi
Tüm etiketler |
|
|
|
Partnerler
|
|
|
|
Reklam
|
|
|
|
Referanslar
|
|
|
|
|
|