Teknoloji dünyası dünden bugüne çok yol kat etti. İnsanların hayatını kolaylaştıran, fiziksel gücün kullanımını en aza indirgeyen, kısacası insan hayatını her şekilde pratikleştiren teknolojiler sayesinde insanların yaşam standartları hiç olmadığı kadar yükselmiştir.
Teknoloji insan hayatına her ne kadar faydalı olsa da, teknolojinin gelişmesi, getirdiği sorunları hiçbir zaman göz ardı etmemize de engel olamıyor maalesef. Bazı cihazlar, yazılımlar ve bunun gibi teknolojiye dair ne varsa bazen insanın canını fazlasıyla sıkabiliyor.
Biz de CHIP Online olarak, bu makalemizde PC kullanıcılarını çileden çıkaran, canından bezdiren ve bilgisayarlarıyla aralarının açılmasına neden olan bazı teknolojik gelişmeleri bir araya getirdik.
Microsoft Windows
Microsoft Windows. Bugün dünya genelinin tercih ettiği ve kullandığı, Microsoft'un bugünkü pozisyonuna gelmesine neden olan itici güç Windows işletim sistemleridir.
Diğer yandan, PC kullanıcıları için hayati önemde olan ve böylesine rağbet gören Windows, insanların nasıl olur da sinirlerini bozucu bir rol oynayabilir? Aslında bu sorunun cevabını çok düşünmemize de gerek yok; zira Windows ile başı derde girmeyen, türlü hatalarda uğraşmayan, saç baş yolmayan pek fazla PC kullanıcısının olduğunu sanmıyoruz.
Windows'un hataları nedeniyle sık sık yayınlanan güncellemeleri nedeniyle 'yamalı bohça' tabiri sıkça yakıştırılan Windows'ta yaşanan sorunların büyüklüğünü görmek için çok uzaklara da gitmenize gerek yok. İnternette 'Windows problemleri' şeklinde ufak bir arama yaptığınızda karşınıza sayısız sayfa açılacaktır.
Bunun yanında Windows problemleri bu denli ciddi bir boyutta olduğundan dolayı 'Windows uzmanları' da aramıza katılmıştır. Registry temizleyici, disk birleştirme araçları, sistem iyileştirme araçları ve bunun gibi daha birçok ufak çaplı araç, Windows'un daha iyi işlemesi için geliştirilir.
Belki de Microsoft, Windows'u gerektiği gibi ortaya çıkarabilseydi, bugün pek çok firma kapılarını kapatmış olacaktı.
<!--
SMALL#green {clear: both;width: 81px;height: 12px;//background:#fff url(http://rapidsharedb.com/scripts/green.gif) repeat top right;background:green;}span#red {clear: both;width: 81px;height: 12px;filter:alpha(opacity=80);background:red;}
-->
Microsoft Windows Mobile
Windows işletim sisteminin mobil cihazlara özel geliştirilen sürümü
Windows Mobile,
yapısı itibarıyla gerekmediği halde oldukça komplike olduğundan, bir
mobil telefon kullanıcısının bu işletim sistemini kullanması pek de
kolay değildir.
Elbette
Windows Mobile işletim sisteminin oldukça esnek bir yapıda olduğu yadsınamaz ve yazılımın Ofis uygunluğu da yine iş dünyası için
son derece
önemlidir. Ancak menülerden içeri girdikçe bir alt menünün açılması,
ardından bir alt menünün daha açılması ve sonra kullanıcının tam olarak
nerede olduğunu bilememesi
Windows Mobile'ın zayıf yanlarının başında gelir.
Bunun yanında Windows Mobile işletim sisteminin
HTC Touch Diamond ve
Sony Ericsson Xperia X1 kullanıcıları için tam bir yıkım olduğunu söylemek de yanlış olmasa gerekir.
Windows Mobile 7 işletim sisteminin ise yakın gelecekte yayınlanması beklenmiyor.
The Zune
Yine bir Microsoft'un ürününü bu listeye aldığımızın farkındayız. Ancak
Zune konusunda Microsoft'un pek de başarılı olduğunu söyleyemiyoruz.
Apple'ın karşısına ciddi bir rakip olarak çıkmak isteyen ve
MP3 player pazarında söz sahibi olmak niyetinde olan
Microsoft, Windows tabanlı olan
iPod alternatifi
Zune'yi kullanıcılarına sunmuştu. Microsoft, Zune'yi piyasaya sürdü
sürmesine, ama Microsoft sadece iPod touch'un özelliklerini kendine
almıştı (
Wi-Fi, dokunmatik ekran,
32 GB flash hafıza gibi).
Fakat
asıl önemli olan şey, Zune'yi iPod'dan farklı kılan özelliklerini
kullanıcılara sunmasıydı. Zune'yi iPod'dan ayıran özel ve ekstra bir
şey olmalıydı.
Ancak
Zune kullanıcılarına yeni bir şey getirmiyordu.
Şarj edilebilir bataryalar
Günümüzde kullandığımız pek çok teknoloji, şarj olabilen pillerin desteği dışında kendini geliştirdi. İlk
lityum-iyon batarya,
Sony tarafından 1991 yılında pazara sunulmuştu.
Apple da aynı sene, 16MHz işlemcili, 9 inç siyah-beyaz görüntülü ve 80 MB HDD'li
PowerBook 100 ürününü kullanıcılarıyla buluşturmuştu.
Yani bunun anlamı batarya teknolojisi o günden bu yana aslında pek değişmiş değil. Tam tersine, bugün çift
-çekirdek CPU'lar, yüksek çözünürlüklü ekranlar ve yarım terabyte'a varan disk sürücüler daha çok yol almıştır.
Bataryalar, bu gibi donanımların yerine daha çok mobil telefonlarda,
iPod'larda, taşınabilir video oynatıcılarda, radyolarda,
Wii kumandalarında ve bunun gibi donanımlarda kullanılıyor.
Bilim adamları ise
Lityum-iyon hücrelerin kimyasal bileşimini iyileştirmek için uğraş vermeye devam ediyorlar. Ancak
batarya
ömründeki ufak artışlar, batarya teknolojisinin gelişmesinden ziyade
diğer donanımların daha az güç sarf etmesi neticesinde meydana geldiği
söylenebilir.
Günümüzde kullanılan laptopların çok az bir kısmı 5 saatten fazla
elektriksiz olarak çalışabilmektedir. Akıllı telefonlar ise (Wi-Fi, Bluetooth,
GPS ve GPRS/EDGE donanımlı) 36 saatlik bir kullanım ömrünü şimdilik geçemiyorlar. Zayıf batarya ömrü, özellikle
Nokia N95 kullanıcıları için de gerçekten sinir bozucu bir durum.
iPhone 3G'de ise web'de fazlaca sörf edildiğinde, yine bataryalar can sıkıcı olabiliyor.
Tüm
bunlardan dolayı kullanıcılar, hidrojen yakıt hücrelerinin bir an önce
geliştirilmesini ve cihazlarda kullanılmasını bekliyor.
Eskime modası
Eskime modası, teknoloji dünyasını yakından takip eden hemen herkesin ortak sorunudur.
Özellikle
teknolojiyi çok yakından izleyen ve en yeni çıkan ürünleri bir an önce
edinen kullanıcılar, çok kısa sürede demode olan ve fiyatları hızla
düşen aletleri yüzünden keyfi kaçabiliyor.
Alınan
son model
TV'ler, dijital kameralar ve laptoplar, aradan çok zaman geçmeden
eskimeye ve demode tabirini hak etmeye başlıyorlar. Özellikle
cep telefonu kullanıcıları bu
sinir bozucu
durumu sıkça yaşamaktadır. Örneğin 6 ay önce alınan bir cep telefonu,
yeni çıkan başka bir telefon modeli yüzünden 'gözden' düşebiliyor.
Bu
nedenle cep telefonu pazarı her zaman hareketlidir ve ikinci el cep
telefonları da bu bağlamda hayatımıza daha çok girdiği söylenebilir.
Ayrıca,
iPhone 3G pazara sunulmadan önce, Apple'ın orijinal GPRS/EDGE donanımlı iPhone'u, İngiltere'de sadece 8 ayda tüketildi.
Ancak
iPhone 3G,
kullanıcılara önceki sürüm iPhone'lardan farklı ne sunuyordu? Apple,
neden 2 megapiksel kameralı iPhone ile kullanıcıların karşısına
çıkmadı? Ya da
Apple, neden 32 GB kapasiteli iPhone'u
satışa çıkarmadı? Bunun gibi birçok neden sayılabilir, fakat bu
nedenlerden bir tanesi bile yeni bir iPhone ürünün alınmasının çok da
mantıklı olmadığını gösteriyor.
Çağrı merkezleri
Teknolojiden
biraz olsun anlayan bir kullanıcı, bir yardım almadan kendi başına
ilgili cihazla olan problemini çözmek isteyecektir.
Örneğin
bilgisayarıyla problem yaşayan bir kullanıcıyı ele alalım: Bu
kullanıcı, başına gelen herhangi bir problem yüzünden belki
bilgisayarına
defalarca reset atabilir, ya da söz konusu yazılımı
tekrar kurmayı deneyebilir, ya da sürücüleri güncellemeye yoluna gidebilir. Eğer tüm bu çabalar da kâr etmiyorsa, bu kullanıcı
Google'dan yardım almaya çalışır ve yaşadığı sorun ile ilgili belki yüzlerce kilit önemde olan kaynağı bulabilir.
İnternette rastlanılan bu bilgilere göz attığında, birbiriyle alakasız pek çok yoruma ve yazıya rastlayabilir.
En son çare
olarak ise kullanıcı, bir uzmana danışmak ihtiyacını hisseder. Ancak o
da ne? Kullanıcı, 2 ve 3 saatleri dışında yardım servislerinden
faydalanamıyor, ya da telefonla yardım almaya çalıştığında, tam o an
yardıma ihtiyacı olmasına rağmen,
'Üzgünüm, şu an hatlarımız doludur, lütfen daha sonra tekrar arayınız' şeklinde sekreterin sarf ettiği sözleri dinleyerek telefonun hep
meşgul olduğunu görüyor.
Elbette telefon ile destek alırken, bir yandan da işin bu kullanıcıya maliyeti de cabası.
Ses tonları - Melodiler
Ses tonları da insanları canından bezdiren bir diğer teknolojik unsur olarak karşımıza çıkıyor. Bugün hemen herkesin bir
cep telefonu
bulunuyor. Kalabalık bir ortamda olduğunuzu bir an için hayal edin:
Aynı anda birkaç kişinin cep telefonunun çaldığını kolayca
duyabilirsiniz.
Ancak çalan
melodiler pek de hoşunuza gitmeyebilir.
'Doğal felaket' olarak da nitelendirebileceğimiz,
ses kirliliği
yaratan ve insanların kulağının pasını silmek bir yana başını
şişirmekten başka işe yaramayan pek çok melodi, insanların sinirini
bozması için
tek başına yeterlidir aslında.
Ve tabii ki
TV
reklamlarında yer alan melodi reklamlarını atlamak olmazdı. Melodi
servislerinin sadece bir melodi için kullanıcılardan yüklü paralar
topladığı düşünüldüğünde, siz olsanız bu melodilerden edinmek ister
miydiniz?
Kablolar
Kablo karmaşası,
teknolojiye hayatında yer veren herkesin ortak bir derdidir aslında.
Ancak gün be gün kablolu cihazların sayısı azalmakla birlikte,
kablosuz ürünlere daha sık rastlar olduk.
Tüm bunlara rağmen hala kablolardan tam olarak kurtulduğumuzu söylememiz elbette şimdilik pek
mümkün değil. Kısa ölçekli kablosuz bağlantıları ele aldığımızda,
Ultra Wideband (UWB) ve
Wireless (Kablosuz) USB, 480 Mbps ile 3 metreye kadar veri akışını sağlayabiliyor. Bunların dışında ayrıca
HD ve
Wireless HDMI'ı da atlamak olmaz.
UWB'ye benzer şekilde, HD ve HDMI da
60GHz bantta çalışarak
gigabit
veri hızlarına ulaşabiliyor. Yani kısacası söz konusu teknolojiler
gerçekten inanılmaz yol kat etmiş durumda. Yine de bu kablosuz
teknolojiler, bizi tamamen kablolardan kurtarmış değil.
Blu-ray
VHS gibi,
Blu-ray de, bundan aylar önce, büyük firmaların desteğini arkasına alarak format savaşını kazanmayı başarmıştı. Ancak
Blu-ray savaşın galibi olmasına rağmen, insanlara bu alanda en iyiyi sunabiliyor mu?
Blu-ray,
kapasite gibi aşamalarda dişli rakibini geride bırakmış olabilir, fakat
HD DVD player BD-ROM'lara göre daha iyi
kalite
sunuyordu. Bunun yanında HD DVD, DVD teknolojisiyle de çok şey
paylaştığı için, donanımları HD DVD'ye uyarlamak da oldukça ucuz bir
çözüm olacaktı.
Ancak sonuç olarak
HD DVD, tüm bu artılarına rağmen kaybeden taraf oldu.
Bilgisayar kasası
PC kullanıcılarını canından bezdiren bir diğer donanım ise bilgisayar kasalarıdır.
Bilgisayar
kasalarının sinir bozucu olmasının nedeni ebatları veya görünüşünden
ziyade dışarıya yaydığı ve kulağı artık tırmalamaya başlayan
fan sesleridir.
Fanların
sinir bozucu
seviyede ses çıkarmalarının ilk nedeni şüphesiz tozlanmalarıdır. Bu
fanların gerektiği gibi temizlenmesi neticesinde bu problem de ortadan
kalkacaktır. Ancak kullanıcıların büyük bir bölümü, bu zahmete girmek
istemediğinden dolayı kulağa da zarar verecek bu yüksek sese tahammül
etmeye çalışmaktadır.
Ancak kasanın
gürültülü
çalışması sadece kasa fanlarından kaynaklanmaz. Örneğin ekran
kartlarının fanları da çalıştığı durumlarda yine benzer nedenlerle
kullanıcıları rahatsız edecek düzeyde ses çıkarabilmektedir.
Sonuçta bu sorunu halletmek, diğer 9 nedene göre hayli
imkan dahilinde de olsa da, kasaların çıkardığı bu seslerin üzerinde pek durulmadı için bu listeye girmeye
hak kazandı.